tanrı parçacığı neydi?
tanrı parçacığı iyilikti. tanrı parçacığı dostluktu. tanrı parçacığı emekti.
vampirler sinsidir.
bunu Edward örneğiyle kısaca açıklamak isterim.
bildiğiniz üzere Edward vampir olduğunu söyleyerek solucan kız Bella’yı kendisine aşık etme yoluna gidecek kadar arsız ve sinsi bir tutum sergilemişti Alacakaranlık serisinin ilk kitabında.
oysa bir insan asla yeni tanıştığı bir insana kendisinin insan olduğunu söyleyerek prim yapmaya çalışmaz. çünkü insanlar adamdır.
sonuç olarak:
insan > vampir
aşık kocari der ki domates hoştur
yetiştiği seralar akşamları loştur
o sizden bu bizden kayırmak olmaz
domatese din seçenin aklı bomboştur
o gün…
o gün. nasıl anlatılır ki o gün. bazı günler, bazı ‘o gün’ler anlatılamaz. Ogün’ler belki ama o günler asla…
susmuştuk. ikimiz de içimizden geldiği gibi birbirimize zarar vermeye çalışıyorduk. sonra yağmur. oh tanrım yağmur yağıyordu. ama ne yağmak. yağmur yağmıyor adeta bardaktan boşalıyordu. titriyordu. boşalıyordu yağmur.
bilirsin. maria puder.
ben sustum. çünkü ben bilmezdim. ben bilmem, hanımım bilir. hem nasıl bilir. işte öyle bilir.
kalbime tokat attığı o gün.
o gün. yağmur yağıyordu o gün. çişim gelmişti. aceleyle tuvalete koştuğumu görünce bana bakıp gülmüştü. hiç unutmuyorum tuvalet dönüşü temiz bir sevişir miyiz diye iç geçirmiştim. seviştik. KÖPPEKLER gibi seviştik. dönüşlü işteş.
çay koymak istemiştim. ama daha çok koymak istemiştim. çay koymadan bir kere daha koydum. sonra çay. koydum.
kaçaktı çay. ruhumun amı gibi hoyratça kaçıyordu. yularını zaten bırakmış olduğumu hatırladım. son kez arkama döndüm ve ona dedim ki:
SEN MİYDİN SEVGİLİMİ ÇALAN???